AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Siirt'te Kış Mevsimi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DeRBeDeR
Gag


Erkek
Mesaj Sayısı : 231
Kayıt tarihi : 04/10/07

Kişi sayfası
Başarı Puanı:
0/0  (0/0)
Seviye:
0/0  (0/0)
Güçlülük:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Siirt'te Kış Mevsimi   Salı Mart 25, 2008 3:11 pm


"GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ VE SİİRT'TE KIŞ MEVSİMİ"

Günler, sararan yapraklar misali bir bir düşüyor yaşantımızdan ve geriye dönüp baktığımızda, yaşadığımız güzellikleri tekrar yaşamak istiyoruz. Ama iş işten geçiyor, yaşanılan yaşanmışlığıyla baş başa kalıyor, kıyıda köşede bir şeyler bırakarak...
Uzun uzadıya saniyelerin bile saatlerden farksız olduğu o kış geceleri. Nice arkadaşlıkların başladığı ve insanların birbirine kaynaşmasına fırsat veren o geceler. Hele zaman tünelinde geriye dönüp bakıldığında televizyon ve teknolojinin gecelerimizi esir alamadığı o gecelerde dostlukları pekiştiren, hatıralarımızı tazeleyen ve bitmek, tükenmek bilmeyen o kış geceleri.


Kışa Hazırlık
Eskiden kış hazırlığı "Tışrin" denen sonbaharda başlardı. Karşılamayı beklediğimiz, değerli bir misafirimizdi kış. İlk düşünülen odun, eskimişse soba, mangal, maşa ve ateşi yakmak için gazyağı tedarik edilirdi. Cas evlerimizin kapı ve pencerelerinden sızan rüzgâra ve ısı kaybına karşı aktardan alınan "Şerez" yapıştırıcısı ile çimento torbalarının kalın kâğıtları yapıştırılırdı. Palto, kazak, hırka ihtiyaçları belirlenir, ayakkabıların yerini alacak botlar satın alınırdı çarşıdan.

Damlarda Kar Temizliği
Kış aylarında yağan karın bir gelinlik gibi süslediği Siirt'in kışları evvelden çok sert geçermiş ve çok yoğun lapa lapa kar yağarmış. Öyle ki evlerimizin yolları kapanırdı ve damlar kar dolardı. Tavan sızmalarına karşı damlar kardan temizlenirdi. Evin bütün erkekleri dama çıkar, tahtadan yapılma küreklerle damın üstündeki karı temizlemek zorunda kalırlardı. Gerçi zahmetli olmasına rağmen, aynı zamanda zevkli bir uğraş idi. Zevki, damın üstüne çıkıldığı zaman erkeklerinin çoğunun, karı temizlemek için damlarında oldukları görülürdü. Genelde kar temizliğine başlamadan önce, komşulara selam verip hal hatır sorar ve muhabbet ettikten sonra "Ya Bismillah" deyip işe başlanırdı. Bazen damlar kardan temizlenirken bu defa sokaklar kar dolardı. Karın yağmasının güzel yanları olduğu gibi zahmetli yanları da vardı elbette.

Rahmetli Dedemlerde Uzun Kış Geceleri

Misafirlerin ağırlandığı salona Divan denirdi. Rahmetli dedemin cas konağında divan odasında voltajı yüksek misafirler gelince açılan lamba vardı. Misafirliğe gittiğimizde sevincimize diyecek yoktu. Nedeni ise akraba çocuklarıyla beraber haylazlık yapacağımızdı. Bütün ailenin gece boyunca bir arada olması, bir arada sohbeti demekti. Rahmetli dedemin soğuk kış gecelerinde anlattığı sıcak sohbet ve fıkralarıyla içimizi ısıtıverirdi. Hikâye, sohbet ve fıkranın yanı sıra bazı özel gecelerde Mevlid-i Şerif Salâvatlar İlahiler yankılanırdı divan odasının kubbesinde.
Bir süre sonra soba üstünde fokurdayan büyük çaydanlık demlenir. Misafirler etrafına toplanır. Çay kokusu sarar evin dört bir yanını. Bir bir dolar bardaklar, buharlar yükselir tavana. Ateş gibi kaçak çaylar ısıtır mideleri. Peşi sıra gelir gider bardaklar, dolu-boş...


Yaygın Duamız

Bir de yaygın bir duamız vardır: "Ya Rabbi..! Kışımızı kış, yazımızı da yaz eyle..." ne hoş bir dua. Değil mi? Küresel ısınma ve bozulan ekolojik dengeye karşı mükemmel bir dua... Yaz olmadan kış kış olmadan da kışın kadri bilinmez. Kış, kış gibi geçmese toprak yaz için nasıl doyacak suya "Il felç uve hamirıt ıl karf" (Kar toprağın mayasıdır.) derdi atalarımız. Yağan karla mikroplar ölürdü ve yöremizde mahalli lisanla "Tarf" denen gribal enfeksiyon hastalığından da böylelikle kurutulurduk.

"Şammotiya"-Kartopu ve Kardan Adam
Soğuk kış şartlarında en büyük eğlencemizi don oluşunca yaşardık. Akşam olunca beyaza bürünmüş dağların yamaçlarında, ay ışığı altında saatlerce koşuşturduğumuzu hatırlıyorum. Büyümekle kıştan koptuk sanki. Kış denince, 80'li yıllardaki çocukluğumun bomboş olan meyilli arsalardan "Istoh Imbar", "Maska" ve kaydığımız yokuş yollar ile lastik ayakkabılar ve ardından rahmetli babamın Sümer banktan aldığı altı kösele, siyah bağlı deri ayakkabı ile daha güzel kayışım gelir aklıma.
Lapa lapa kar gelir aklıma ve yine o karlı günlerde, teneke sobada çıtırdayarak yanan odunların ısıttığı odadan dışarı bakışım ve de gecenin içinden hemen evimizin yanı başındaki elektrik direğinin aydınlattığı sokakta uçuşan kar tanelerini seyredişim gelir. Gökyüzüne bakarak hava tahminlerinde bulunan annemizin ve içimize yığılan büyük sevinç gelir aklıma.
Kar yağsa bizim için bayramdı desem yeridir. En çok hoşuma giden de sabah vakti kalktığımda her yeri bembeyaz görmekti. Cadde ve sokakların kar tutmasıyla birlikte başlayan mahalleler arası kartopu savaşlarımız gelir aklıma ve sulh ilanı. En nihayetinde de, havuç burunlu, kömür düğmeli, eli süpürgeli kardan adamımızı el birliğiyle meydana getirişimiz, içimizi saran o yorgun heyecan. Eve dönerken bir ton azar ve sobanın başında olmamıza rağmen tir tir titrediğimiz günler.
Şimdi o eski kışlar yok. Aynı şekilde keyifli kışlar da geçiremiyoruz maalesef.

M.Şakir ÖZMAZI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Siirt'te Kış Mevsimi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gazi Osman Pasa :: Genel Kültür :: Örf ve Adetler-
Buraya geçin: