AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Ramazanın hakkını nasıl verebiliriz ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ahretlik
Sitenin ÇatLağı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 299
Yaş : 29
Tuttuğunuz Takım? :
Ruh Halin? :
Kayıt tarihi : 27/09/07

Kişi sayfası
Başarı Puanı:
0/0  (0/0)
Seviye:
0/0  (0/0)
Güçlülük:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Ramazanın hakkını nasıl verebiliriz ?   Ptsi Ekim 01, 2007 6:58 pm

Oruçluyu bekleyen müjdeler...

Ramazan’ı hakkıyla yaşamak… Her müslümanın hedeflediği bir şey. Eğer bizim için de öyle değilse, dinimizi iyi anlamadığımız ortaya çıkar. Din, bizzat hayatın kendisi olduğuna göre, bir müslümanın hayatındaki en büyük gaye de yaratıcısını kendinden razı etmek olmalıdır.

İşte, bu hedefi gerçekleştirmesinde, kişiye sunulan en büyük fırsatlardan biri, belki de en büyüğü Ramazan ayındaki oruç ve diğer ibadetler, hayırlar, hizmetlerdir. Hele karşılığı Sonsuz Merhamet Sahibi tarafından özel olarak verilecek olan orucu, layıkıyla tutmak, ulaşılacak en büyük mutluluk ve Rıza-i Barî sırlarından biridir.

Oruç insana manevi/kalbi disiplini kazandırdığı için bir lütuf olarak Rabbimizden gelmiştir. Zira, manevi disiplini olmayanlar, niyet ve duygularını hayır üzere disipline edemeyenler, kolaylıkla, hataya, günaha düşebilir ve zarara uğrayanlardan olurlar. Allah-u Zülcelal bu manaya şöyle işaret etmektedir: “Ey inananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı.” (Bakara; 183)

Başka bir ayet-i kerimede ise şöyle buyrulur: “Ramazan ayı, ki onda Kur'an, insanlara yol göstererek -yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak- indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun.” (Bakara; 185)

Yine, orucun diğer ibadetlere oranla, ne büyük müjdeler ve mükafatlar içerdiğini hadis-i şeriflerden anlıyoruz. Ebu Hureyre (radıyallahu anhu) anlatıyor: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur) Hayırlı ameller en az on misliyle yazılır, bu yedi yüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kutsîde) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi çok daha fazlasıyla) mükâfatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti."

“Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (ki buna ‘halûf’ denir), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.” (Buhari, Müslim)

Ebu Said (ra)'den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kul Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, şüphesiz ki, Allah o bir günlük orucu sebebiyle yüzünü cehennem ateşinden yetmiş senelik mesafeye uzaklaştırır.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai)

Efendimiz (sav) başka bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları da kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulurlar.” (Müslim)

Ebu Hureyre (ra)den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Hasen (ra)den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah (azze vecelle) Ramazının her gecesinde altı yüz bin cehennemliği azad eder. Ramazanın son gecesi olunca, Ramazan ayı boyunca kurtulanların toplamı kadarını daha azad eder.” (Beyhaki)

Buradan da anlaşılıyor ki, oruç ibadeti ve Ramazan ayı, diğer ibadetler ve aylara kıyasla bir hazine hükmündedir. Diğer zamanlardaki eksik ve hatalı yönlerimizi düzeltmek ve zararları telafi etmek için bulunmaz bir fırsattır.

Ramazanın güzellikleri bilinseydi

Zübdetü’l-Vaizin adlı kitapta geçtiğine göre Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, Ramazan ayının gelmesine sevinirse; yüce Allah, onun cesedini yakmayı cehenneme haram eder.”

Kitapta müminlere müjde olarak şöyle bir rivayete de yer verilmektedir:
“Ramazan hilali oluşmaya başladığı zaman, Arş, Kürsü, melekler ve bu tabakadan olanlar çağrışmaya başlarlar ve şöyle derler: ‘Ne mutlu Muhammed ümmetine ki; Allah katında onlar için ikram çeşidinden neler, neler hazırlandı!..’

Bu arada güneş, ay, yıldızlar, havadaki kuşlar, sudaki balıklar, yeryüzündeki her canlı, geceli gündüzlü onların bağışlanmasını diler. Ancak, lânetli şeytanlar bunu yapmazlar. Sabaha çıkıldıkta, yüce Allah'ın bağışlamadığı hiç kimse kalmaz. Bu arada, yüce Allah, meleklere şu emri verir: Ramazan ayında tesbihinizi, namazınızı Muhammed ümmeti için yapın.”

Ramazan’a ait müjdelerden biri de cennetteki hurilerle ilgilidir. İbn-i Abbas yolu ile gelen rivayete göre, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur; “Ramazan ayının ilk günü geldiği zaman, Arş’ın altından bir rüzgar eser. Bunun adına Mesire derler.

Bunun üzerine, cennet ağaçlarının yaprakları hareket etmeye başlar; bundan da güzel bir ses duyulur. O sesi duyanlar, ondan daha güzel bir ses duymamışlardır. Cennet hurileri, cennet ağaçlarının yapraklarındaki hareketi görüp onların çıkardığı tatlı sesi duyunca şöyle derler:

- Allah'ım, bu ay içinde kullarından bize ihsan eyle. Buna göre, her kim Ramazan ayında oruç tutarsa yüce Allah, o kimseye huri kızlarından birine zevce eyler. Hem de cennete has özel bir çadır içinde...”

Nitekim bu mana, yüce Allah'ın Kelâm-ı Kadim'inde Rahman Suresi’nin 72. ayetinde şöyle anlatıldı: “Gözleri zevcelerinden başkasını görmeyen çadırlar içinde huri kızları vardır. Hemen her hurinin üzerinde yetmiş hulle vardır; birinin rengi diğerini tutmaz. O huri kızlarından her birinin bir tahtı vardır; kırmızı yakuttandır, inci süslemelidir. Her tahtta yetmiş minder vardır; önünde de çeşitli yiyeceklerle donatılmış yetmiş sofra vardır. İşte bütün bunlar, yalnız Ramazan ayında oruç tutanlar içindir; diğer iyiliklerin sevabı ayrı verilecektir.”

Bu konuda, evliyaullahın keşif ve rüyaları da bize bir ipucu vermektedir. Salihlerden Hafs-ı Kebir dedi ki; Davud-u Taî (rahmetullahi aleyhi) şöyle anlattı; “Ramazan ayının ilk gecesi idi; beni uyku bastırdı, uyumuşum. Cenneti gördüm; bir ırmağın, incili yakutlu sahilinde oturmuşum.

Birden cennet hurilerini gördüm; yüzlerinden parlayan nur güneş gibi idi. Kendimi tutamadım: ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resulullah’ kelime-i tevhidini okudum. Bunun üzerine onlar da: ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resulullah’ kelime-i tevhidini okudular; sonra şöyle dediler: Biz, Ramazan ayında hamd edenlerin, oruç tutanların, rüku edenlerin, secde edenlerin emrine hazırız.”

Ramazanda cehennem ateşinden kurtulanlar

Oruç tutan müslümanları bekleyen müjdeler öylesine çok ve öyle ferahlatıcıdır ki, insan bu müjdeleri duyduğunda, hemen onlara ulaşmayı arzu etmektedir.

Rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan Kıyamet Günü’nde yalnız oruçlular girer. Onlarla birlikte başka kimse giremez. ‘Nerede oruç tutanlar?’ diye çağırılır ve oruç tutanlar oradan Cennete girdirilir. Sonuncusu da girdi mi, artık kapı kapanır ve o kapıdan bir daha kimse giremez.” (Buhârî, Müslim, Nesâî)

Yine, Allah Resûlü (sav) buyurdu ki: “Ramazan Ay’ının ilk gecesi geldiğinde, şeytanların ve cinlerin azgınları bağben terbiyesizimır. Cehennem kapıları kapatılır. Ve hiç biri açılmaz. Cennet kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Bir çağırıcı şöyle seslenir: ‘Ey hayır isteyen! Kollarını sıva! Ey şer isteyen! Vazgeç bu ayda şerden.’ Ramazanda Cehennem ateşinden kurtulan nice insan vardır! Bu her gece böyle devam eder.” (Tirmizî)

Bu kadar çok müjdenin verildiği bir konuda yapılacak ihmal ve hatanın da buna oranla büyük olması kaçınılmazdır. Ümmetine karşı çok şefkatli olan Peygamberimiz (sav) Ebu Hureyre (ra)’dan gelen bir rivayette de orucu zamanında tutmayanları şöyle uyarır. “Kim Ramazanda özürsüz ve hasta olmaksızın bir oruç yerse, bütün bir sene boyunca oruç tutsa onu kaza etmiş sayılmaz.” (Tirmizi, Ebu Davud, Nesai)

Oruç tutarken gerekli adaplara uymayanları ise Alemlerin Fahri şu şekilde uyarmaktadır: “Çok oruçlular vardır ki onların orucundan, onlara susuzluktan başka bir şey yoktur.” (Nesai)

Bu yüzden; dedikodu, yalan, laf taşıma, harama bakma gibi yaygın günahları, en azından Ramazan ayında tamamen terk etmeye çalışmalıdır. Aksi halde, oruç tutanlar için verilen müjdelere ulaşmak mümkün olmayacaktır. Çünkü, usulüne uygun tutulmayan oruçtan sahibine bir fayda gelmeyeceğini, bizzat Allah’ın Resulü (sav) bize bildirmektedir.



Ramazan’ın hakkını nasıl verebiliriz?

Bu yazdığımız ayet ve hadislerden Allah-u Zülcelal'in Peygamber Efendimiz (sav)’in ümmeti için vermiş olduğu Ramazan ayında ve Ramazan orucunda kullar için ne kadar büyük bir faziletin ve hayırların olduğu anlaşıldı.

Ramazan ayı, Allah'ın rızasına ulaşmak, cennet nimetlerini elde etmek ve cehennemden azat olmak için çok büyük bir delil ve vesiledir. Dikkat edersek, hadis-i şeriflerde geçtiği üzere Ramazan ayı, hakkını yerine getirenlere şefaat edecektir.

Burada bizlere bir işaret vardır. Onun ‘hakkını yerine getirmek’ çok kısa bir cümle olduğu halde, altında çok büyük manalar vardır. Orucun hakkını yerine getirmek, Allah'ın bütün emir ve yasaklarını gözetmekle olur.

Mü’minlerin, fıkıh kitaplarında yazılı olan emir ve yasakları; orucun farz, sünnet, mendup ve adaplarını yerine getirerek, Ramazan ayının kıymetini diğer ayların üzerinde tutmaları ve onun kıymetini daha fazla bilmeleri lazım gelir. Peygamber Efendimiz (sav) bu ayda hayırların üzerine rüzgardan daha hızlı giderdi.

Kişinin Ramazanda diğer aylardan daha fazla ibadet yapması lazımdır ki bu sayede Peygamber (sav)in şefaatine nail olsun, diğer aylara nazaran Ramazan ayına daha fazla hürmet gösterdiği anlaşılsın ve hadis-i şerifte geçtiği gibi onu hakkı ile yerine getirenlerden olsun.

Kişi Ramazan ayında ateşten azat olanlardan olmak için tövbe/istiğfar etmeli, Allah'a yalvarmalı ve ondan rahmetini istemelidir. Yoksa, ‘ben nasılsa Ramazana girdim, o kişilerden oldum’ dememeli, zikir ve taat ile meşgul olup, Allah'ın rahmetini ve rızasını talep ederek, ateşten azat olanlardan olmaya çalışmalıdır. Ancak böyle yapmakla ona layık olabilir.

Allah-u Zülcelal'e ibadetin sevabı, Ramazan’da kat kattır. Buna şöyle bir misal verebiliriz: Bir insan çuvala buğday doldurmak istediğinde, o buğdaylar dağınık vaziyette ise tek tek doldurmak suretiyle belki günlerce, çuvalı dolduramaz.

Ama bir buğday kümesinin önünde ise çuvalı hemen dolduracaktır. Buğday kümesinin önündeki insan çuvalı nasıl hemen doldurursa, Ramazan ayındaki insan da sevapları kat kat alarak, kısa bir zamanda çok sevap kazanacaktır. Diğer aylarda sevapları toplamak ise buna kıyasla buğday tanelerini tek tek toplamak gibidir.

Bu Ramazan-ı Şerifi hakkıyla yaşayabilmek, şefkat ve merhamet sahibi Rab’bimizin müjdelerine ulaşmak temennisiyle…




Resulullah’ın dilinden Ramazan müjdeleri

İbn-i Abbas (ra)ın şöyle dediği anlatılmıştır; Resulullah (sav)in şöyle buyurduğunu dinledim; “Eğer ümmetim, Ramazan ayında ne gibi iyilikler olduğunu bilmiş olsalardı; bütünüyle senenin Ramazan ayı olmasını isterlerdi. Şöyle ki;

a) Bütün iyilikler, Ramazan ayı içinde toplanmıştır.
b) Ramazan ayında işlenen taatlar (ibadet ve hayır işleri) makbuldür.
c) Ramazan ayında edilen dualar kabul görür.
d) Ramazan ayında günahlar bağışben terbiyesizimır.
e) Ramazan ayında oruç tutanları; cennet şevkle, hevesle yollarını gözler.”



Oruçlu Cennet’in beklediği kimselerdendir

Revnak’ül-Mecalis adlı eserde geçtiğine göre, Resulullah (sav) Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

“Cennet, şu dört kişiyi şevkle bekler:

a) Kur'an okuyanı.
b) Dilini koruyanı,
c) Açları doyuranı,
d) Ramazan ayında oruç tutanları.


MUHAMMED EMİN NEBİOĞLU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ramazanın hakkını nasıl verebiliriz ?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» psd nedir nasıl kullanılır? psd hakkında soru cevap?
» Görkem Aydanarığ Hakkında Bazı Bilgiler
» turkce slow sarkilara klip cekme teknikleri, Klip Çekme Teknikleri, Klip nasıl çekilir..
» Youtube engeli nasıl kaldırılır
» İyi bir çiğ köfte nasıl yapılır?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gazi Osman Pasa :: Dinimiz İslam ve İnsan :: Dini Bölüm-
Buraya geçin: